Bursa da Psikolog
Bursa Empati Psikolojik Danışmanlık ve Aile Danışmanlığı Merkezi

0224 451 6551

Çocuklarda çekingenlik konusu genellikle bir gün düzelir gözüyle bakılan pek önemsenmeyen bir durumdur. Günümüzde anne babalar, çocuklarının uslu olmasını arzularlar. Dolayısıyla çocuklarının sessiz ve uyumlu davranışlarından da şikayetçi olmazlar. Çekingen çocuklar ise genellikle ergenlik yıllarında dikkati çekmeye başlar. Ergenlik yıllarında girişimci olamadığı için çocuklarını eleştiren ve yüreklendiren anne babaların en sıklıkla karşılaştıkları sorunları psikologlara sormak ve psikolojik destek almak suretiyle gidermeye çalışırlar. Empati psikolojik danışmanlık merkezine başvuruda bulunan aileleri gözlemlediğimizde sıklıkla çocuklarının yaşıtlarıyla ilişkisinde, diğerlerine oranla bir farklılıktan bahsetmektedirler.

Yıllar önce iki gelişim psikoloğu kişilik ayırıcı özellikler üzerine yapılan bir araştırmanın sonuçlarını aktardılar. Ayrıca özellikler, ilk olarak denekler 2-3 yaşlarındayken, daha sonra da 20 yaşına geldiklerinde ölçülmüştü. Özelliklerin çoğu, zaman içinde değişiklik gösterse de bir özellik aynı kalmıştı. Araştırmacılar yeni bir durum karşısında edilgen ve temkinli davranan çocukların, yetişkin yaşlarına geldiklerinde de yabancıların yanında benzeri bir çekingenlik davranış özelliği gösterdiklerini belirtmişlerdir. O zamanlar davranışın çevresel etmenlerle açıklanması benimsendiği için araştırmacılar bu kararlı özelliğin, çocukluk boyunca anne babalar tarafından şekillendirilmiş bir tür “kazanılmış korkaklık” olduğunu varsaymışlardır.

Bursada psikoterapi almak isteyen bireyler arasında çok az sayıda talepte bulunan çekingen kişilikler daha sıklıkla aile fertleri tarafından psikolojik danışmanlık merkezine getirilirler. Çekingenliğin kalıtımsal mı yoksa sonradan kazanılmış bir kişilik örüntüsü mü olduğu konusunda çeşitli tartışmalar olduğu açıktır. Günümüzde psikologların bu konudaki yorumları farklıdır. Yakın zamanlı araştırmalar, alışık olmadık durumlara çekingen bir tarzda tepki göstermenin kalıtımsal bir eğilim olduğunu göstermiştir. Çekingen çocuklar kontrollü ve naziktir. Top attıklarında ya da oyuncak bir kuleyi devirdiklerinde bunu “kontrollü, kısıtlı ve yumuşak bir şekilde yaparlar”. Çekingen çocuklar yeni bir oyun ortamına girdiklerinde ya da yeni çocuklarla tanıştıklarında annesine ya da babasına yapışan tiplerdir. Yeni oyuncakları ya da aletleri keşfetmede ağır davranırlar ve tek sözcük konuşmadan dakikalar geçirebilirler. Çekingen olmayan çocuklar ise kendilerini enerjik ve doğal bir biçimde ifade ederler. Yeni oyuncaklarla hemen oynayıp, yeni bir oyun alanına girdiklerinde birkaç dakika içinde konuşmaya başlarlar.

Yüzeyde bu iki çocuk türü arasındaki fark, sadece kaygı deneyimleme ve dışa vurma farkı gibi görünmektedir. Ancak çekingen çocuklar sadece her şeyden korkmakla kalmazlar, tanıdık olmayan insanlar ve durumların yarattığı kaygıya karşı da duyarlıdırlar. Psikologlar buna yenilik kaygısı adını vermektedir. Çocuklar tanıdık olmama durumundan kaynaklanan kaygılarını yabancılardan uzaklaşarak ya da yüzlerini anne ya da babalarının bacaklarına gömerek dışa vururlar. Yetişkin olduklarında da yeni bir ortamdaki rahatsızlıklarını kabuklarına çekilerek ve önce başkalarının konuşmasına izin vererek belli ederler.

Bu sonuçların anlamı çekingen çocukların çekingen birer yetişkin olmaya mahkûm oldukları mıdır? Yanıt hayırdır. Araştırmacılar, biyolojik eğilimin yetişkin kişiliğini ne dereceye kadar biçimlendireceğini çevrenin belirlediğine dikkat çeker. Yine de bir araştırma çekingen çocukların, çekingen olmayan çocuklara göre daha utangaç bir ergenlik dönemi yaşayabileceğini göstermiştir. Bu nedenle çekingen çocukların çekingen yetişkin olma olasılığı bulunsa da, buna kesin gözüyle bakamayız. Çekingen çocukların anne babaları, çocuklarının yeni ortamlardaki rahatsızlığına karşı duyarlı davranır ve çocuklarına yeni durumlar ve insanlarla nasıl başa çıkacağını öğretirse, onlara büyük bir iyilik yapmış olurlar.

Anne babalar ve bursadaki anaokullarından en sıklıkla çekingen olan çocuklarda neler yapılabileceği konusunda sorular alıyoruz. Sessiz ve fazla girişken olmayan, arkadaşlarına ısınmak konusunda zorluk çeken bir çocuğunuz varsa öncelikle bunu önemsemenizi öneriyoruz. Bu konuda aşağıdaki uygulamaları göz ardı etmemenizi salık veriyoruz.

  • Öncelikle sessiz, katılımcı olmayan ve her sözünüzü dinleyen akıllı uslu bir çocuğunuz varsa, anne baba olarak bu durumun sizlerle ilgili olduğunu unutmayın.
  • Her sözü dinleyen uslu ve uyumlu çocuk olmak her zaman doğru olmayabilir. Bu durumun çocuğunuzun çekingen bir kişilik yapısına götürüyor olabilir. Bu nedenle çocuğunuza hatalar, yanlışlar yapma fırsatı vermelisiniz.  Onu her durumda eleştirmemelisiniz. Mükemmeli arayan anne babaların çocuklarında daha sıklıkla görüldüğünü unutmayın.
  • Evde girişimci bir aile bireyi olmadığında rol alabileceği bir örneğinin olmayacağı durumlarda da çekingenlik gelişebilir. Bu nedenle kendinizi de gözden geçirmelisiniz.
  • Yaşıt ve arkadaş ilişkilerine maruz bırakmalı bunun için anaokulu, kreş gibi eğitim kurumlarını önemsemelisiniz.
  • Anne babalar olarak kendi işlerinizle uğraşırken çocuğunuza tv izlemesini, yalnız oyunlar oynamasını, ya da uslu uslu oturmasını istememelisiniz.
  • Her şeye rağmen bir psikolog ile görüşmenin her zaman önemli olduğunu unutmayın 

Yorum Yaz